Hayatin icinden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayatin icinden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Ekim 2013 Salı
DEĞMEZMİŞ DEDİKLERİNİZ?
Sevmekk…Bazen birini,bazen bir hayvanı,bazen bir kitabı sevmek…Kimi zaman bir çiceği,belki de güneşi sevmekk…Kim bilir belki de tuvalette gazete okumayı sevmekk…Sevmekkk…Ve sevdiğin şey uğruna bişeyleri feda etmekk…Ama acı olan sonrasında ‘DEĞMEZMİŞ BEHHHH!!! ’ demek bence…
Ben hic kaybetmedim sevmeye olan inancımı Ve hic vazgeçmedim birileri için bişeyleri feda etmekten……Ama mutluyum halimden……3 seneonce inandım birilerini,bişeyleri bir dostu sevebileceğime ve yine feda ettim bazı şeyleri onlar için……Ama ne yazık ki şu bikaç gün içinde gördüm ki ’ DEĞMEZMİŞ BEHHH!!! ’ …Ve şimdi diyorumm egoist mi olmalı…Sevmemeli mi birini,otu,böceği,çiceği??
Peki ya siz…Sizin değmezmiş dediğiniz neler var?İlla ki ilişki değil bu konu…kim bilir belki de para verip aldığınız kadın çorabınız kaçıvermiştir ilk giyişiniz de ,ya da futbol topunuz patlamıştır ilk maçta…Bunun için de değmezmiş diyebilirsiniz…Hepsine açık…De hadi buyrunnn…Kusun ‘DEĞMEZMİŞ BEHHH!!! ’ dediklerinizi….
Seni dünya kadar seviyorum
Her zihne tek bilgi gerek sevgilim. Sen, benimsin. Seni bildiğim için varım. Midem hayattan ne kadar bulanıyorsa, sanao kadar aşığım.
Seni dünya kadar seviyorum, demeliyim. Çünkü seni dünyadan nefret ettiğim kadar seviyorum. Aramızda kaç meridyen var, bilmiyorum, ama bana tutun, geliyorum...
26 Mayıs 2013 Pazar
Hep yeşil kalmayacaz yavaş yavaş soluyoruz...
KIZIM YEMYESIL BEN SARILARDANIZM SANIRIM...
İNSANIN YAŞADIKLARI MI YOKSA YAŞIMI DIR ACABA RENGİ? HEP YEŞİL KALSAK... NE ZAMAN HANGİ RENKTE OLACAĞIZ KESİN Mİ? YADA YEŞİL OLDUĞUMUZU DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ ZAMANLARDA SOLUP KURUMAYA DÖNMÜŞLERİ GÖRMESEK HERKES YEŞİL OLSA TIPKI ESMAM GİBİ..İNSAN YEŞİLDEN KURUYUNCAYA KADAR NE EVRELERDEN GEÇER ÖYLE DEĞİL Mİ.RABBİMİN YAŞATTIĞI HERŞEYDE VARDIR BİR HAYIR O YÜZDEN HER RENGİMİZİN DEĞERİNİ BİLMEMİZ LAZIM BENCE...
İNSANIN YAŞADIKLARI MI YOKSA YAŞIMI DIR ACABA RENGİ? HEP YEŞİL KALSAK... NE ZAMAN HANGİ RENKTE OLACAĞIZ KESİN Mİ? YADA YEŞİL OLDUĞUMUZU DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ ZAMANLARDA SOLUP KURUMAYA DÖNMÜŞLERİ GÖRMESEK HERKES YEŞİL OLSA TIPKI ESMAM GİBİ..İNSAN YEŞİLDEN KURUYUNCAYA KADAR NE EVRELERDEN GEÇER ÖYLE DEĞİL Mİ.RABBİMİN YAŞATTIĞI HERŞEYDE VARDIR BİR HAYIR O YÜZDEN HER RENGİMİZİN DEĞERİNİ BİLMEMİZ LAZIM BENCE...
10 Mayıs 2013 Cuma
"Fast live", "Fast food", "Fast music", ... "Fast love"...
Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
Hiç vaktiniz yok, ...
"Fast live", "Fast food", "Fast music", ... "Fast love"...Dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar... Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi. Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, Size sesleniyorum! Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini? Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını? içinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza? Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız? Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir? Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman? Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını? Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında? Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanzda? Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?
Avucunuza bakın...
Ne zaman eşinizle bir sorun yaşarsanız avucunuza bakın...
Sorunların olabilirliğini kabul ederseniz Çözümlerinizde hemen elinizin altında, avucunuzun içinde.... sevildiğinizden ve sevdiğinizden şüpheye düşerseniz avucunuzu açıp parmaklarınızı sayın.
Baş parmağınıza bakın önce.Size en yakın olan parmağınız. Diğer dört parmağın hareketlerini anlamlı kılan o. Gerektiğinde her parmağın yanında hazır oluyor, yardımına koşuyor. Vazgeçebilir misiniz başparmağınızdan? Peki ya eşinizden? Size en yakın o iken kesip atabilir misiniz onu hayatınızdan? Her halinizde hemen yanı başınızda olmuşken ve olmaya hazırken, gözden çıkarır mısınız eşinizi?Hayatınızda başka her şey onun yakınlığı ile sevimli geliyor değil mi size? Bütün akrabalarınızla ilişkilerinizi eşinizin yakınlığı anlamlı kılıyor değil mi?
Şimdi de işaret parmağınıza bakın.Güzel bir şey görseniz hemen onu uzatırsınız. Beğendiklerinizi gösterirsiniz onunla. Doğru olanı onunla işaret edersiniz.Eşinizi de onca insan arasından parmakla gösterilir bulmuyor musunuz? İlk gördüğünüzde, ilk sevdiğinizde, yüreğiniz ilk ısındığında, kalbiniz tıpkı işaret parmağınız gibi onu göstermişti size. Şimdi nasıl yalancı çıkarırsınız kalbinizin işaretini? Nasıl güvenmezsiniz kalbinizin seçimine? Hem sonra işaret parmağınızın göstermeye değer bulduğu güzel şeyler yaşamadınız mı onunla? İşaret parmağınızın göstermeye değer bulduğu doğruları paylaşmadınız mı onunla? Şimdi kesip atacak mısınız işaret parmağınızın size gösterdiğini? Elinizin tersiyle itecek misiniz kalbinizin işaret ettiğini?
Orta parmağınıza bakın şimdi.En uzunu o parmaklarınızın arasında. Yüksekte duruyor. Hepsinden öteye uzanıyor. Vazgeçebilir misiniz orta parmağınızdan? Hepsinden uzun diye lüzumsuz görürü müsünüz onu? Peki ya eşiniz? Bütün kadınlar yada erkekler arasında kalbinizin sırlarına aşina olacak kadar farklı değil mi o? Bütün kadınlar ve erkekler arasından sizin için özel olarak sıyrılıp gelmiş değil mi? O sizin için en yüksek konumda değil mi? Sizi başka bütün erkekler ve kadınların üzerinde tutmadı mı? Vazgeçebilir misiniz ondan şimdi? Onu herhangi bir kadın yada erkek gibi görebilir misiniz?
Şimdi de yüzük parmağınıza bakın.Parmağınızı ne zamandır çevreleyen o altın yada gümüş halkayı ilk taktığınız günü düşünün. Ne kadar heyecanlıydınız değil mi? Hayatınızın kadınını yada erkeğini bulduğunuz o günü yeniden yaşayın. Tekrar bakın eşinizin gözlerinin içine. Onu kendinize biricik yapan sırrı yeniden hissedin. Eşinizin sırf size razı olması onu sizin için biricik yapmaya değmiyor mu? Şimdi yüzük parmağınızı atabilir misiniz elinizden?
Ve son olarak serçe parmağınıza bakın.Ne kadar da incecik ve zayıf değil mi? Eşinizin kalbi gibi. Size sırlarını açmış, sizin sırlarınız paylaşmış bir kalp sizin için süslenip bezenmiş paha biçilmez bir ayine gibidir. Bakınca kendinizi gördüğünüz bu ayna, öylesine kırılgandır ki, sizden gelecek küçük bir fiske parçalayıp köreltebilir onu. Özellikle size karşı savunmasızdır ve özellikle sizden gelecek darbeler onu en hassas yerlerinden çatlatabilir. Başkası karşısında bu kadar kırılgan değildir eşiniz. Tıpkı serçe parmağınız gibi... şimdi dilerseniz vazgeçin serçe parmağınızdan. Nasılsa ince ve zayıf diye koparıp atın onu elinizden. Hiç olur mu?
6 Mart 2013 Çarşamba
HAYATINIZ SEÇTİĞİNİZ KADINDIR..
Evvel zaman içinde Memleketin birinde 90 yaşlarında fakat çok dinç ve genç görünümlü bir adam yaşarmış?
Çevresinde bulunan herkes ona çok özenir ve sorarlarmış.
"bu gençliğin sırrı nedir" diye.
İhtiyar delikanlı güler geçermiş her soruldukça bu soruya.
Ama sorular sık ve soranlar çoğalınca cevap vermek vacip olmuş sanki.
Düşünmüş nasıl anlatırım bu sırrımı kolayca
herkese. Sonra karar vermiş tüm meraklıları yemeğe davet etmeye evine.
"Bu davette size sırrımı açıklayacağım" demiş.
Herkes merakla davete gelmiş.Yemekler yenilmiş, içilmiş, sohbetler edilmiş vakit iyice gecikmiş.
Ama gençlik sırrı ile ilgili tek kelam edilmemiş.
Herkes konu ne zaman açılacak diye merak ederken adamcağız huri gibi sevimli hanımına seslenmiş.
"Hatun , şu kilerden bir karpuz getirirmisin bize sana zahmet!.."
Hanım hemen doğrulmuş kilere giderek kaş ile göz arasında gidip bir karpuz getirmiş.
Adamcağız şöyle eliyle bir vurmuş tık tık diye sonra da :
" Bu olmamış hanım, güzel çıkmayacak, başka
getirir misin bir zahmet" demiş.
Hanım onu götürmüş bir tane daha getirmiş. Adam onu da bir yoklamış yine beğenmemiş.
"Hanım sana yine zahmet olacak ama bu da olmamış başka bir tane getirir misin" demiş.
Başka istemiş?. Bu böylece dört sefer daha tekrarlanmış .
Dedemiz beşincide karpuzu beğenmiş ve karpuz kesilmiş, misafirlere ikram edilmiş?. Herkes karpuzunu afiyetle yerken bizim dedecik sormuş.
"Eeeee?. Arkadaşlar işte benim gençliğimin sırrı burada anladınız mı??" Herkes birbirinin yüzüne bakmış.Kimse bişey anlamamış..
"Aman dede demişler nerde? Anlamadık biz bu sırrı!"
Dedecik gülmüş.
"Efendiler" demiş
"O gördüğünüz karpuz kilerde bir tanecikti, tekti. Ben hanıma git de başka getir dedikçe o kilere gidip geliyor aynı karpuzu getiriyordu. Bir kere bile (aman be adam, delimisin nesin şu tek karpuzu ne
taşıtttırıyorsun bana defalarca.) demedi. Beni sizin önünüzde mahcup duruma düşürmedi. İşte bütün bu gençliğimi hanımıma borçluyum."
"Biz birbirimizi hiç başkalarının önünde zor
duruma düşürmeyiz. Aile içindeki hiçbir şeyi dışarıya yansıtmayız. Hep birbirimize destek olur, dert ortağı olur, yardım ederiz. Birbirimizle ilgili olan problemleri yine birbirimize anlatırız. İyi kötü her olayı da birlikte paylaşırız."
demiş.
Hayatınız seçtiğiniz kadındır..
Zevkli bir kadına rastlarsanız,ZEVKİNİZ,
bilgili bir kadına rastlarsanız BİLGİNİZ,
zeki bir kadına rastlarsanız ZEKANIZ gelişir.
Hayat kat kattır.
Babil'in Asma Bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür.
Ve bugün durduğunuz teras , seyrettiğiniz manzara, gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası, manzarası ve hayatıdır.
Hayatınız seçtiğiniz kadındır.
23 Ocak 2013 Çarşamba
Mevlid kandiliniz mübarek olsun
Bu gece peygamberimiz Hz Muhammed Mustafa SAV 'in dünyaya şereflendirdiği gecedir O peygamber ki insanların sapıklıkta sınır tanımadığı, cehalette en üst seviyelere ulaştığı, küfür ve şirkin kölesi olduğu bir zamanda dünyaya şeref vermiş ve dünyaya ilahi bir nur, rahmani bir şifa olmuştur Dularımız bu gece eksik olmasın, kalplerimiz imanla dolsun.Borçlarimizdan, ceza ve günahlarimizdan kurtulmak için bu gece dua edelim.. Allah affeden ve bagislayandir, unutmayalim.. Eller semaya kalkip, yürekler bir atinca bu gece, gözler sevinç yaslariyla dolacak.. Kandiliniz mübarek, dualariniz kabul olsun!
15 Ocak 2013 Salı
Aman da aman :)
amaninnnn :))) iran kedilerini basik yuzleri dolayisiyla cok severim:)) bakimlari biraz zordur ama degmezmi bu tatliliga :))
14 Ocak 2013 Pazartesi
28 Aralık 2012 Cuma
♥ ♥ ♥ İPRETLİK BİR HİKAYE ve HAYIRLI CUMALAR♥ ♥ ♥
Iyi aksamklar herkese...2012 senesinin son cuma gunuydu bu gun....Rabbim hepimizi onumuzdeki,yasayacagimiz yillar boyunca, her gunu ve her cumayi ibadetle gecirmeyi nasip etsin...Rabbim butun dualarimizi kabul etsin...Huzurumuz,bereketimiz,imanimiz, mutlulugumuz bol olsun...Amin!
Delinin biri camiye girer, belli ki namaz kılacak. Ama oturmaz, meraklı ve şaşkın gözlerle etrafı süzer-dolanır.. ... Bir oraya, bir buraya her köşeye dikkatlice bakar ve hızla çıkar gider.. Az sonra sırtında bağlanmış odunlarla tekrar ge lir camiye ve tam namaza başlamak üzere olan cemaatle birlikte saf tutar.. Ama sırtındaki odunlarla güç bela bitirir namazını. Eğilip kalktıkça yere düşen odunlar, çıkardığı ses vs. derken, tabii cemaat de rahatsız olmuştur bu durumdan.. Nihayet biter namaz, bitmesine ama her kafadan bir ses çıkar.. Herkes kıpırdanmaya, adama söylenmeye başlamıştır bile.. İmama kadar ulaşır sesler, hafiften tartışmalar.. İmam aynı mahalleden, bilir az çok garibin halini, şefkatle yaklaşır meczubun yanına ve der ki: “Oğlum böyle namaz mı olur, sırtında odunlarla, sen ne yaptın? Hem kendini hem de çevreni rahatsız ettin bak, bir daha namaz kılmaya yüksüz gel olur mu?” Bunu duyan meczub melül-mahzun, ama manalı bir bakışla sorar “Âdetiniz böyle değil mi?” “Ne âdeti?!” der Hoca.. Cemaat da toplanmış, merak ve şaşkınlıkla olayı izlemektedir o sıra.. Der ki meczub bu kez: “Hocam ben namaz kılmak için girdim camiye, şöyle kendime uygun bir yer ararken içeridekilere baktım, gördüm ki herkesin sırtında bir şeyler var. Zannettim ki adet böyledir, ben de şu odunları yüklendim geldim işte, neden kızıyorsun? Kızacaksan herkese kız, tek bana değil! Hoca şaşırır: “Benim sırtımda da mı var?” der.. “Evet” der meczub, “Hepinizin sırtı yüklü!”.. Cemaatte ise hafiften “deli işte!” manasına,bıyık altından gülüşmeler başlamıştır.. Meczub bu kez öne atılır ve tek tek cemaati işaret ederek, saf bir çocukça, heyecanla bağırır: “Bak bunun sırtında mavi gözlü bir çocuk, bunda kocaman bir elma ağacı vardı.. Bunda kırık bir kapı, bunda bir tencere yemek, bunda kızarmış tavuk, şunun sırtında yeşil gözlü esmer bir hatun, bununkinde de yaşlı annesi vardı!..” Sonra iki elini yanlarına salar başını sallar ve umutsuzca; “ Boş yok, boş yok hiç!..diye tekrarlar. O böyle söyleyince, herkes dehşet içinde şaşkınlıkla birbirinin yüzüne bakar! Aynen doğrudur dedikleri çünkü; Kimi doğacak çocuğunu düşünüyordur namazda, kimi bahçesindeki meyve ağaçlarını, biri onaracağı kapıyı, diğeri lokantasında pişireceği yemeği.. Biri açtır aklında yiyeceği tavuk, birinin sırtında sevdiği kadın, diğerinde de bakıma muhtaç annesi vardır. “Peki söyle bakalım bende ne vardı?” der, bu kez endişeyle Hoca.. O da der ki: “Zaten en çok da sana şaştım hoca! Sırtında kocaman bir inek vardı! Meğerse efendim, hocanın ineği hastaymış, “öldü mü ölecek mi?” diye düşünürmüş namazda...
23 Aralık 2012 Pazar
14 Aralık 2012 Cuma
Hayirli Cumalar
Allah'ım
Alnı secdede duranlar hatrına,
Hesabı nefsine soranlar hatrına
Gözlerini ilimle yoranlar hatrına
Emaneti yoluna serenler hatrına
Seni sevdiren söz hatrına
Kabede ağlayan göz hatrına
Muhammed (s.a.v.) kokulu gül hatrına
Ya Rabbi ailemi affet, bizleri affet
Hüznüme dua sürdüm , gözyaşlarıma ilaç
Aşkın ateşinden gönül harap bekliyorum
Takdir senindir Ya Rab
Veren büyük olunca küçük şey istenmiyor
Ya Rab rızana talibiz, cemaline talibiz
Habibinin şefaatine talibiz
Nail eyle..
Gönlümüzden geçen tüm güzel duaları kabul eyle ..
Cumanız hayırlı ömrünüz bereketli olsun insallah
dua ile kalın...
10 Aralık 2012 Pazartesi
Askin adi ümittir artik
Size bizim askimizi anlatacagim...Bilgisayarimda ne var ne yok diye bakarken belkide 2010 da kaydetdigim bu ses kaydimi buldum...Hamileligin verdigi bir duygusallik olsa gerek dinlerken agladim :(
Bize cooook ama coook uyan bir yaziyi seslendirmistim Ne bir eksiyi var ne de bir fazlasi,bize yazilmis gibi.Buyurun dinlegin,degerlendirin,umarim begenirsiniz....Iyi dinlemeler
7 Aralık 2012 Cuma
Bekle!
Yaşam üzerine fazla geldiği zaman onu zorlama,
biraz duraksa, neler olup bittiğine anlam verme.
Mutlaka yanlış bir şey oldu ve düşüncelerin ile
dileklerin aynı orantıda değildi ve varlığın ile buluşamadı.
Sorun yok, sadece bekle!
Güneş doğacaktır, çimler yeşerecektir, çiçekler açacaktır,
rüzgar esecektir ve yağmur yağacaktır, zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur !
İzlemeye devam et, şahitlik güzeldir, hem olayın dışındasındır hem de içinde, o bir dengedir, o anlamlıdır, şahit ol, tanık ol, olan ile bütünleş, güzellik olanların içinden filizlenecektir; zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur !..
Hayat üçbuçukla dört arasındadır... Ya üçbuçuk atarsın ya da
dört dörtlük yaşarsın...
29 Kasım 2012 Perşembe
Kaç yaşında olduğunu bilmeseydin kaç yaşında olurdun?
Sizleri düşünmeye itecek, hayattaki mevcut yerinizi ve aslında olmak istediğiniz yeri sorgulatabilecek, üzerinde düşünülecek 50 soru var aşağıda.
“Hayatın anlamı nedir?” sorusu gibi klişe olmasalar da, aslında bize hayatın anlamını sorgulatan, yaşamla ilgili cevapları bulduran sorular bunlar. Hepsini kendinize göre dürüstçe cevaplayın, hatta dilerseniz bizimle paylaşın, çekinmeyin! Bu soruların cevapları ne olursa olsun doğru ya da yanlış değil.
Çünkü bazen doğru soruyu sormak cevabın kendisidir…
- Kaç yaşında olduğunu bilmeseydin kaç yaşında olurdun?
- Başaramamak mı daha zor yoksa hiç denememek mi?
- Madem hayat çok kısa, öyleyse neden hoşlanmadığımız bir çok şey yapıyoruz ve neden hoşlandığımız pek çok şeyi yapmıyoruz?
- Herşey söylenip yapıldığında, yaptığından daha çok söylemiş mi olacaksın?
- Dünyada en çok değiştirmek istediğin şey nedir?
- Eğer para yerine mutlulukla geçiniyor olsaydık, nasıl bir iş seni en zengin insan yapardı?
27 Kasım 2012 Salı
Onunla beraber 3 seneyi geride biraktik ♥ 27 kasim 2009-27 kasim 2012
Bu gun canim esimle tanismamizin 3. yil donumu...Onunla beraber tam 3 seneyi geride biraktik ~♥27 kasim 2009-27 kasim 2012♥~ Bu sabah sukrettim
Allahima; yanimda oldugu icin, onu bu kadar cok sevdigim ve sevildigim icin, benim esim oldugu icin, bana oyle guzel baktigi icinn bizi kavusturdugu icin...ve dua ettim
ayirmamasi, nazarlardan korumasi ve omur boyu mutlu olmamiz icin...
Sevgi yürekteki nazar boncuğu olmalı sevdalılara...
Sevgi en güzel sözcüklerle dökülüyor satırlara bugün...
Adını bilmediğim garip bir duyguyla yükleniyor yüreğimemavimsi bir renkle,
tıpkı Nazar boncuğu renginde seviyorum ben.
Belkide aşkın rengi bu yüzden mavidir...
Bu yüzden yücedir.
Sevgi yürekteki nazar boncuğu gibidir...
Sevmenin bütün anlamı mavilerde büyük.
Gökyüzü gibi sonra denizler gibi sonra okyanuslar gibi..
Ucu bir türlü görünmeyen o zengin mavide gizli aşk...
İnsan hep mavilerle sevmeli..
Sevmeliki;
Nazar değmesin mutluluklara,
hüzün düşmesin güzel yüreklere.
Sevgi yürekteki nazar boncuğu olmalı sevdalılara...
Sevgi bulutların üzerinde öpüşmek olmalı kimsenin görmemesi, nazar etmemesi için.
Her gözden her sözden uzak beslenmeli..
İşte o zaman sonsuz ve bir ömür mutlu gececektir.
Sevmek en güzel duygu insan sevdimi gözü hiçbirşeyi görmemeli.
Yürekleriyle her derde deva olmalı.
Çünkü Sevgi yürekteki nazar boncuğu.
Sevginin en değerli mavisi.
Yüreğinize,
sevdanıza,
sevdiklerinize ve sevenlerinize
Nazar değmemesi adına
herzaman maviyle sevin.
Sevgi yürekteki en güzel nazar boncuğu,
Onu taşımaktan vazgeçmeyin.
23 Kasım 2012 Cuma
OKUYUN LÜTFEN
Merhaba Hayirli CUMAlar sevgili okurlarim.Sizlerle cok guzel bir yazi paylasmak istiyorum..OKUYUN LÜTFEN.ANNELERE BU NASIL BİR ŞEREF YA RABBİM
Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vessellem buyurmuştur ki:
'' Kadın, hamileliğin de, doğum yapıncaya , bebeği sütten kesilinceye kadar, Allah yolunda hudutlar da nöbet bekleyen mücahit gibidir ( daima öylece sevap alır durur). Eğer bunlar arasında ölüverirse ona şehit mükâfatı ve ecri vardır. ''
'' Kadın hamile iken, bu onun için gündüz oruçlu, gece namazlı , rabbine gönülden teslim olmuş , mücahit
bir kimsenin ecir ve mükâfatı gibi mânen kazanç sağlayan bir durum hâsıl eder.''
'' Doğum ağrısı tuttuğunda, hiç bir mahluk onun ne kadar çok ecir ve mükâfat kazandığını hakkıyla idrak edemez. ''
'' Çocuk doğunca bebeğin sütü her soruşun da veya her süt vermede anasına, bir can ihya etmişcesine sevap gelir.''
''Çocuk büyüyüp sütten kesilme zamanı gelince, vazifeli melek her iki omuzuna vurarak der ki :
Hiç günahın kalmadı, pak oldun. Haydi hayata günahsız olarak yeniden başla..
''
20 Kasım 2012 Salı
Bir eşi olmalı insanın!
İnsanın eşi olmalı, bakarken yüreğinin kabardığı,
gözlerinden gözlerine yüreğinin aktığı…aşık olduğu bir eşi olmalı!
Sabah gözlerini açtığında, yanında olduğunu görüp,
şükürler etmeli Yaradana. Koklamalı saçlarını.
Uyuyan eşine şefkatle bakıp, usulca dokunmalı yüzüne,
varlığını hissedebilmek için. Parmakları titremeli,
incitirim korkusuyla.
Sürekli çağlayan bir pınar olmalı gönlü…kramplar girmeli midesine,
onsuzluk aklına geldikçe!
Rüzgar onun kokusunu getirmeli, yağmur onun sesini.
Elleri yanmalı ellerini tutabilmek için.
Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği.
Kelebekler gibi olmalı insanın kalbi. Ayakları birbirine
dolaşmalı heyecandan, eve dönerken eşi.
Beklemek asırlar gibi uzun gelmeli.
Gelişi ile sonsuz bir nur dolmalı içine.
Yüzüne baktığında, konuşmadan anlamalı derdini, tasasını,
öfkesini, sevincini, coşkusunu…vs.
Güven duymalı, herşeyiyle. Başını göğsüne koyup,
11 Kasım 2012 Pazar
Kış Geliyor
Son baharin bu son ayinda, hava burada iyice sogudu...Aslinda kisi sevmem ben ama gecen gun usul usul kar yagsa demistim...canim yagan karda yurumek sonrada bir kafede kahvemi yada cayimi yudumlarken kari seyretmek istiyor :)kisin sevdiyim tek yani bu haaa bide yilbasi tabiki...
Kış geliyor
Bağıra çağıra
Sevmem ki
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












